Dönemlerinin asi, serseri, aykırı gençleri. Hep protest, duruşları keskin, havai, delişmen. Büyüyünce ne yapıyor bu rockçı dedeler? Bugünlerde Teoman’ın dile getirdiği kaygıları, varoluş sancılarını yaşadılar mı? Yaşlanan rockçı olma fobisi. Gençleri yakalar mıyız, yoksa madara olur muyuz? Ya da yolda kendilerine yeni bir tarz, yeni bir bakış açısı getirdiler mi? Yoksa bildikleri yolda, hiç değişmemeyi mi seçtiler? Aşağıdaki efsaneler, hala turneye çıkıyorlar. İnanmazsanız 2023 diye aratın, hepsinin 2023 turne programları internette yer alıyor. Hepsi de 70 yaş üstü. Hatırlayalım mı bir onları?
ROGER WATERS
George Roger Waters 6 Eylül 1943 doğumlu. 1965’te basgitarist olarak Pink Floyd’u kurduktan sonra hayatın getirdikleri, ona efsane kariyerine götüren yolu açmış. Yol arkadaşı şarkı yazarı Syd Barrett’ın ayrılmasından sonra grubun söz yazarı, solisti ve kavramsal lideri olmuş.

Küçük yaştayken babasını savaşta kaybeden Waters, belki de bunun da etkisiyle hep barıştan yana, otoriter sistemlerin karşısında oldu. Savaş karşıtı olan, dünya barışını destekleyen The Final Cut albümünü babasına adadı. Daha lisedeyken nükleer silahsızlanma konusunda mücadele veren bir oluşumun liderliğine getirildi.
Syd Barret’ın gruptan ayrılmasından sonra grup lideri olması konusunda, bu durumun kendisinin ileri gitmesiyle değil, grup üyelerinin geri çekilmeleriyle olduğunu söylemiştir.

The Wall albümü sırasında çıkan tartışmalar sonunda gruptan kopuşlar hızlanmış. Bugün olsa, hay aksi ihtiyar derdik ama o zaman gençmiş de…
Ömrü boyunca otokrasi ve baskıcı rejimlere hangi ülkede olursa olursun karşı durmuş, mesaj yollamayı ihmal etmemiş:
Otokrasi ve baskıya karşı direnişinizde haklısınız. Karşınızda kim olursa olsun.
Bu sene, The Dark Side Of The Moon şarkısını yeniden düzenlemesiyle ilgili sorulan sorulara, bu şarkı yeniden hayal edilmeyi hak ediyor diye yanıt vermiş.
“We don’t need no education. We don’t need no taught control. Hey teacher, leave them children alone.” Senelerce sahnede haykırdı, bizi de haykırttı. Waters’ın 2023’te Berlin’den verdiği mesaj aşağıda:

MICK JAGGER
Rock’ın yaramaz çocuğu. Micheal Phillip Mick Jagger. 26 Temmuz 1943 doğumlu. İsminin başına eklenen Sir unvanını da unutmayalım tabii.

Rolling Stones’un kurucusu ve solisti olmasının yanı sıra Keith Richards’la şarkı sözü yazarlığını da paylaştılar. Enerjik sahne performansı ve ses rengiyle müzikte bir ikon olmayı başardı.
Annesi Eva Jagger: “Mick’in her zaman bir yere geleceğini biliyordum. Hep maceracı bir ruh oldu.”

Sadece bir solist değil, bir grup üyesi değil, herkesin taklit ettiği bir ikon, “frontman” oldu. Otoriteler tarafından “her şeyi satabileceği” söylendi. Ticari kafasıyla, grubu farklı yerlere taşıdı. Rolling Stones’u sponsorlu ilk müzik grubu yapan, Microsoft’a beste satarak müziğin endüstrileşmesine katkıda bulunan Jagger, 215 milyon dolarlık servetiyle dünyanın en zengin müzisyenlerinden biri.

Mick Jagger’ın en sevdiği müzik aleti ise armonika.

Heykeli dikilmiş adamdır.

2023 Mick Jagger.
ROD STEWARD
Roderick David Steward, dünya çapında 100 milyondan fazla satmış tüm zamanların en çok satan müzisyenlerinden biridir. 10 Ocak 1945’te doğan Steward, 8 çocuğa sahip olarak rock müzisyenlerinin geleceğini sürdürmüş.

250 milyon Euro’yla, dünyanın en zengin müzisyenlerinden biri. Öyle olmasına rağmen “kendi etik sınırları” içinde iş seçiyor. Katar’da düzenlenen dünya kupasında, 1 milyon dolardan yüksek ücreti kabul etmeyerek, sahne almayı reddetmiş mesela.
80 yaşındaki Sir Rod Steward: ” Duruyorum artık. Emekli olmayacağım ama yolumu değiştireceğim. Swing albümü yapmayı düşünüyorum.”
BOB DYLAN
Asıl adı Allen Zimmerman olan Dylan, 1941’de Minnesota’da doğdu. Sesini ve tarzını bulduğu “The Freewheelin”, protest folk tarzında yapılmış en iyi albümlerden biri olarak tarihe geçmiş, Dylan’ı zirveye taşımıştır.

Babaannesinin ailesinin Kağızmanlı olduğunu ve kökeninin İstanbul’a uzandığını söylemiştir.
Nobel, Oscar, Pulitzer ve Grammy ödülü alan tek kişidir. 2016 yılında Edebiyat Ödülü’nü Bob Dylan’a veren Nobel Komitesi yaptığı açıklamada “Amerikan şarkı geleceğine yeni ve şiirsel bir ifade tarzı getirdi” denmiştir.
Bu da aslında şarkı sözünün, şarkı işte deyip geçilemeyecek kadar önemli bir alan olduğunu göstermiyor mu? İyi bir şarkı sözü yazan kişi edebi bir işe imza atmış olmuyor mu?
Martin Scorsese’nin gözünden Bob Dylan…
PATTI SMITH
Amerika’nın çılgın kızı, rock şarkıcısı, ressam, şair. 30 Aralık 1946 doğumlu. İlk albümü Horses ile punk rock’un doğmasında en etkili isimlerden biri.

Amerikan gençlerini 19. yüzyıl Fransız şiiri ile tanıştırdı, Bruce Springsteen ile birlikte yazdığı “Because the night” isimli şarkıyla uzun süre listelerde kaldı.
2005 yılında Fransa Kültür Bakanlığı tarafından edebiyata ve kültüre yaptığı katkılardan dolayı “Ordre des Arts et des Lettres” nişanı verildi. 2010’da yazdığı Çoluk Çocuk adlı kitabıyla National Book Award’ı kazandı.
Patti Smith, 2023.
BRUCE SPRINGSTEEN
“THE BOSS” lakaplı rock dünyasının patronu, 23 Eylül 1949 doğumlu.

“İyi bir şarkı yıllar içinde toplar. O yüzden bir şarkıyı 40 yıl boyunca söyleyebilirsiniz. Yıllar geçtikçe değeri daha iyi anlaşılır.” BRUCE SPRINGSTEEN

Konserlerden bir saat önce 31 şarkılık bir liste çıkaran Springsteen, konserin gidişatına göre listeyi toptan değiştirirmiş. Bir şarkı var ki, hep merkezde. “Born to run.” Her zaman gözbebeği.
Bir başka konser videosunda görülüyor ki “Born to run”ı söylemeden önce sahneden sesleniyor:
Remember, in the end, nobody wins, unless everybody wins.
Hatırla, sonunda, herkes kazanmadıkça, kimse kazanmaz.
MOTTO: Sen bitti demeden bitmez. ; )






Yorum bırakın