Evini bir kediyle paylaşanlar bilirler. Bütün gün peşinden koşsanız size kendini sevdirmeyen kediler, ortaya bir yoga matı serildiğinde, siz uzun bir pozun içindeyken, ya da meditasyon halindeyken dibinizden ayrılmazlar. Bazen gözlemlerler, bazen sürtünürler, bazen de çok yakınınıza bir yere kurulur, uzaklaşmadan, bitirmenizi beklerler. Nedir onları çeken? Huzura koşuyorlar diyebiliriz ama normal zamanlarda negatif enerjiyi temizlemek için çalıştıklarını söyleyen de çok.
Belli ki, o enerji alanından katkı almaya, ya da katkı vermeye niyetliler.

Neden kediler bu kadar zen?
Zen, gelecek için endişelenmeden, geçmişi kurup dert etmeden anda kalabilmeyi sağlayan bir farkındalık hali. Anda kalabilmek endişeyi azaltıyor, yaşamdan daha çok keyif alabilmeyi sağlıyor. Kedileri izliyorsanız, tam bir Zen ustası olduklarını görürsünüz. Bir ağacın dallarına saatlerce bakabilirler, vücutlarını esnetirler, gererler, gevşerler, karınlarının yavaşça inip kalktığını seyrederek onun nefesiyle uyumlanarak meditasyon bile yapabilirsiniz. Kediler için anda kalma gururu diyebiliriz.

Budizm’e göre kediler
Budizme göre kediler, spritüel ruhların dinlendikleri vücutlarmış. Astral seyahat yapabildiklerini düşünüyor, hatta bir kedi sizi sahiplendiyse, ölümden sonra bile sizinle olacağına inanıyorlar.

Yoga ve meditasyon pratiğinizde, kedinizi örnek alacağınız çok şey var. Nefes, gevşeme, konsantrasyon elbet, bunun yanı sıra pırrr’lamaları fon müziği olarak da kullanabilirsiniz. Kedi pırlamasının sakinleştirici etkisi olduğu artık bilinen bir gerçek. Yogada ismine ait bir poz bile var. Hak ediyor fazlasıyla…

Şimdi matınızı ve kedinizi alıp, rahat bir yer bulun. Kalbinizi ve zihninizi dinlendirin.
Motto: Zihni sakinleştirmede, kedi gibi ol.






Yorum bırakın